6 Şubat 2008 Çarşamba

Lazer Epilasyon İçin Hazırlık Yapmak Gerekir mi


Optimal uygulama için kıllar 1-2 millimetre uzunluğunda olmalı. Daha uzun kıllar, kıl köklerine daha az enerji gitmesini engelleyerek daha fazla enerji emmektedir.

Tüyler uygulama öncesi tarafımızdan traş edilerek, kıl köklere azami düzeyde lazer enerji elde edilmesi sağlanıyor. İstediğiniz takdirde traşlamayı kendiniz yapıp, kıllar traş sonrası görünür kalır ise uygulama gününe kadar traşlamaya devam edebilirsiniz.

Uygulamadan 4 hafta öncesine kadar epilasyon veya ağda yapmayın, böylece kıl kökleri lazer ışını tarafında yok edilmek için yeterli kıl icerecektir.

Lazer Epilasyon Nedir

deri.gifIlk lazer epilasyon tedavisi tesadüf eseri 1970 li yılların sonlarında meydana geldi. Adı bilinmeyen bir bilim adamı,bilmeyerek bir kaç saniyeliğine 692 diodid pompali YAD altında kolunun bir kısmını koyarak, kolunun üstündeki tüyler yakmıştır.

Fakat bu olay cilde herhangi bir zarar vermeyip, kısa sürede unutulmuş, ta ki bilim adamının bir kaç ay sonra kolunda tüysüz bir yer fark edinceye kadar.

Bu işlem birçok kez tekrarlanıp, dikkatlice incelenmiştir. Klinik çalışmalar, ışının tutulduğu yerde uzun vadeli ve etkili bir tüy azalmasının olduğunu göstermiştir. FDA onayı ise kısa süre sonra alınmıştır.

Sonraki 20 yıl içerisinde tüy yok etme yöntemi gelişmeye devam etmiştir. Enerji dalga uzunlukları, atış aralıkları ve hasasiyet seviyeleri dikkatlice bu işleme dahil edildi. Yan etkileri azaltıldı, etkinliği ise artırıldı.

Teknisyenler 1990 ların sonunda, foton termal geri dönüşümü (radyasyonun ısıya dönüştürülmesi) artıran fotosentetik karbon boya ilave ettiler ve işlemin etkinliğini artırarak renkli tüy uzamasına karşı daha etkin hale getirdiler. Bu yeni geliştirme alanı ise Fotodinamik terapi (PDT) olarak adlandırılmaktadır.

Güç, dalga uzunluğu ve doku kabulu

Lazer ile sonuç elde etmek için gerekli olan en etkili dalga boyu 670 ile 890 nm (nanometre)aralığı içerisindedir. Bu özel frekans,deri içerisinde foton yoğunluğunda herhangi bir kayba neden olmadan, en büyük doku kabuluna neden olmaktadır.(2) Bu aralık aynı zamanda kökte bulunan melanin ve karbon boyaya karsı oldukça duyarlıdır (aynı zamanda etkilidir) .

Paila matrix'e ulaşmak için gerekli olan güç miktarı, kıl kök gözeneklerin derinliğine göre değişmektedir. 3 çeşit kıl büyüme çeşitleri vardır son (derin), ikincil (orta) ve başlangıç (geçici). Son tüyler genellikle 7-8 mm deri içerisinde ve cilt yüzeyinde dokuları yok etmek ve papila matrixde termolisis yapmak için santim başına ortalama 10 jul gerektirmektedir(3).

İkincil tüyler ise 5-6 mm derinlikte olup santim başına ' 5 J gerektirmektedir. En hafif tüyler ortalama santim başına 2 J gerektirmektedir. Bu geçici tüyler yetişkin bayanlarda dudak üstünde olup, lazer epilasyona çok iyi cevap vermektedir.

5 Şubat 2008 Salı

Tüylerden kurtulmak çok kolay

Tüy deyince başına ‘istenmeyen’ sıfatını eklemek gerek. Bacakta ya da sırtta boy verip, kadınları bezdiriyorlar. Koltukaltında çıkanı ise dayanılmaz bir kokuya neden oluyor. Şimdi kıl, tüy derdinden lazerle kurtulma zamanı. Çünkü deniz ve güneş pürüzsüz ve sorunsuz vücutları bekliyorTüylerden kurtulmak çok kolay!Şimdi kadınlar bikini ve ye mayolara bedenlerini hazırlıyorlar. Pürüzsüz bir cilt için bakım yapılacak zaman… Parlak ve sorunsuz bir ten için kremler, losyonlar şimdi en gözde ürünler. Ama ya “kıl-tüy” meselesi? Denize girmek için birinci şart bu sorunu çözmekten geçer. Kaldı ki, bu tüyler sadece estetik görüntüyü baltalamıyor. Bir de bulunduğu bölge, terleme özelliğinde olduğu için, kadınları canından bezdiriyor. Yaydığı kötü koku ise cabası. Yani kısaca bu aralar onlardan tez kurtulmamız gerek…

Tüyleri yok etmenin çeşitli yolları var… Eskiden "Bir elinde cımbız bir elinde ayna umurunda mı dünya" diye bir laf vardı. Cımbızla istenmeyen tüylere savaş açan kadın tipi artık gittikçe azalıyor. Ta eski Roma hamamlarından kalan, cımbızı birçoklarımız tarihe gömdük bile. Şimdi modern bir sistem olarak “Lazer Epilasyon” var. Bu uygulama sayesinde, istenmeyen tüylerden kurtulmak daha kolay. Uzmanlar Lazer Epilasyon cihazının, kadınlar için büyük devrim olduğunu söylüyor.

Vücutlarındaki tüylerden, kurtulmak için cımbızın ya da ağdacıların eziyetine katlanıp periyodik acılara dayanmak zorunda kalan kadınlar için lazer, son yıllarda adeta kurtarıcı oldu... İstanbul Selamiçeşme'deki Natura Lazer Güzellik Merkezi'nden Dr. Beyhan Arıkan, lazerli epilasyona, acısız olarak tüylerden kurtulmak isteyen kadınların ilgi gösterdiğini söylüyor. Kıl köklerine uygulanan bu yöntem, bedenin bütün tüylü bölgelerine yapılabiliyor… Acısız olmasının yanı sıra, kısa zamanda sürmesi de bir artı...

Dr. Beyhan Arıkan, "Artık zaman insanlar için çok değerli. Kadınlar kısa zamanda gerçekleştiği için bu pratik uygulamayı benimsiyorlar. Özellikle çalışan kadınlar için önemli… Faydalanmalarını tavsiye ederim” diyor. Uygulama hakkında şu bilgiyi veriyor: "Lazer ışığının hedefi, cildimize ve tüylerimize rengini veren melanin adlı boyar maddedir. Bu madde aracılığı ile tüyler ışığı emerek köklerine ulaştırır ve kök çevresindeki hücrelerin tekrar tüy oluşturmasını engeller. Siyah rengin güneş ışınlarını daha çok emmesi gibi, koyu renkli tüyler de lazer ışınını daha fazla emer ve daha fazla etkilenirler. Lazer epilasyon için kullanılan farklı dalga boyunda ışınlar vardır. Bunlar arasında en etkin olanı “Alexandrite” olarak adlandırılan 755 mm. boyundaki ışındır. Çünkü Alexandrite lazeri tüyler, diğer dalga boyundaki lazerlere göre daha fazla emer. Lazer epilasyon sırasında tüyleri hedeflerken cildi korumak da çok önemlidir. Son dönem lazer cihazlarının üstlerinde bulunan soğutma sistemi sayesinde cilt en iyi şekilde korunmaktadır."

Natura Lazer’de tüyleri en iyi şekilde etkileyen, soğutucu sistemli, FDA onayı ve CE belgesi olan Alexandrite Lazer cihazı kullanılıyor…

Natura Lazer'in hizmetlerinden yararlanmak için 0216 385 36 82 / 84 no’lu telefonlardan randevu alabilirsiniz.

Güzelleşeyim derken...

Botoks, LPG, lazer ve daha birçok cihaz ve yöntem güzelleşmek, gençleşmek veya bazı kozmetik sorunlardan kurtulmak isteyenlere destek veriyor. Ancak uzmanlar, "Estetik girişimler yaptırırken sağlığınızdan olmayın, geri dönüşü olmayan hasarlara uğramayın" diyor.Güzelleşeyim derken...Uygulamalar için güzellik salonlarını ve kuaförleri değil, Sağlık Bakanlığı’nın onayladığı güzellik merkezlerini tercih edin. Estetikte sık kullanılan yöntemler geçtiğimiz ay Bursa’da yapılan 4’üncü Uludağ Dermatokozmetoloji Günleri’nde masaya yatırıldı. Cilt hastalıkları ve plastik cerrahlar sık kullanılan yöntemleri değerlendirdi. Kongrede konuşan Nişantaşı Sculpture Terapi Merkezi Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Betül Şengör’den kongrenin bir özetini aldık.

LPG diğer yöntemlerin etkisini artırıyor

LPG tek başına yapıldığında, diyetsiz bile vücutta daralma-sıkılaşma oluyor. Diyet eklenirse kilo kaybı da görülüyor. Mezoterapi, karboksiterapi gibi yöntemlerle birlikte uygulandığında yağ yakımı etkileri katlanıyor.

Selülit tedavisinde tek yöntem yetmiyor

Selülit derdi olmayan neredeyse kimse kalmadı. Genellikle kadınların sorunuysa da, kilo alan ve androjen hormon yetmezliği bulunan erkeklerde de görülebiliyor. Selülit tedavisinde uygulanan yöntemler içinden çok sözü edilenlerden biri mezoterapi. Selülitin nedenleri çoğunlukla birden fazla. Cilt altı bağ dokusunda ödem, mikro dolaşımın bozulması, yağ tutulumunun artması gibi birbiriyle ilişkili, kısırdöngüye dönüşen nedenler. Uzmanlar iki konuda tamamen hemfikir: İlki tedavinin nedenlere yönelik planlanması. Diğeri tek başına hiçbir tedavinin yeterli olmadığı. Bu nedenle öncelikle selülitin en önemli nedeni sayılan dolaşım bozukluğunun giderilebilmesi için masaj uygulanması şart. Ancak masajın ehil ellerde yapılmaması, sorunun daha da kötüleşmesine yol açabiliyor. Yine uzmanlar masaj konusunda en iyi yöntemin LPG olduğunda uzlaşıyor. Ayrıca masajın hemen sonrasında uygulanan mezoterapiyle çok daha iyi sonuçlar alınabileceği açıklandı. Doğru beslenme ve spor biçimi, bol sıvı tüketimi de başarıyı artırıyor.

Uygun doz ve aralıkla yapılmayan botoks etkisiz

Botoks rüştünü çoktan kanıtladı. Halen ciltte yaşlanmaya karşı en fazla tercih edilen yöntem. İstenildiği zaman bırakılabilmesi, kalınan yerden devam edilebilmesi nedeniyle tercih ediliyor. Botoksun da kuralları var. Uygun aralık ve dozla iyi sonuç veriyor. Yanlış dozlar, cildin alışması, antikor üretmesi botoksun etkisiz kalmasına neden oluyor.

Hayvansal kökenli dolgular tarih oldu

Ameliyatsız estetik uygulamalarda dolgular, botoks gibi ilk sıralarda. Hayvansal kökenli malzemeler riskleri nedeniyle terk edildi. Şimdi en çok kullanılan dolgular, özünde hyaluronik asit içerenleri. İnsanın kendi yağ hücreleri ve kulak arkasından alınan cilt hücreleriyle yapılan dolgu (fibroplast) da sıklaşıyor. Özellikle bazı akne izleri, cilt sarkmalarında cildin yeniden yapılandırılması için fibroblast dolgular veriliyor. Hyaluronik asit, dudak-yanak arası, dudak ve iki kaş arasına enjekte ediliyor. Kalıcılık süresi molekülün yapısına, markaların farklı içeriklerine göre değişiyor.

Daha derin peelingler başladı

Kimyasal peeling, lekelerin açılması, akne ve akne izlerinin tedavisi, siyah nokta üreten yağlı ciltlerde, cildin kırışıklıklarını gidermek amaçlı kullanılıyor. Tek başına uygulanabildiği gibi başka yöntemlerle kombine de ediliyor. Hastane koşullarında yapılması şart olmayan, ancak daha derin soyan peelinglerin kullanımı artıyor.

Soğutucu sistemi olmayan lazerden uzak durun

Günümüzde lazer yardımıyla pek çok sorunun tedavisi yapılıyor. En başarılı olduğu alanlardan biri kalıcı epilasyon. Piyasada çok fazla sayıda ve çeşitte lazer var. Ancak ciltte yanığı önleyen soğutucu sistemi bulunmayan lazerlerden uzak durun. Uygun hasta ve cihazın seçimi başarının ilk şartı. Lazer epilasyon sadece estetik amaçlı ve konforlu olduğu için değil sağlık açısından da önemli bir yere sahip. Özellikle kıl dönmesinde tek çözüm sayılabilir.

Çatlakların yüzde yüz tedavisi hálá yok

Çatlak tedavisinde hiçbir yöntem tek başına mükemmel sonuç vermiyor. Ancak doğru yöntemler birlikte denenirse, kozmetik olarak kabul edilebilir sonuçlar elde ediliyor. Mezoterapi, karboksiterapi, mikrodermabrazyon, kimyasal peeling, ışık tedavileri bunlardan birkaçı. Cilde sürülen ürünler, tek başlarına mucize yaratamasalar da diğer tedavilerle birlikte kullanılabiliyor. Her zaman söylendiği gibi cildi iyi nemlendirmek, bol su içmek, kilo kontrolü, yatkınlık varsa önleyici ürünler kullanmak öneriler arasında.

Ellere haftada bir yağlı kremle masaj yapın

Eller de olumsuz dış koşullara açık uzuvlarımızdan. Rüzgar, soğuk, güneş ışınları, temizlik malzemeleri, deterjanlar, toprak vs. hepsi elleri yıpratır, yaşlandırır. En az yüzünüz kadar görünürde olan ellerinize yönelik yapacağınız en iyi şey etkin koruma. Eldiven giyerek iş yapın. Özellikle deterjan, temizleyici kullanarak yaptığınız işler sırasında.

Günlük bakımda el kremleri veya losyonlar genellikle yeterli. Ancak hiç olmazsa haftada bir kez yağlı bir kremle masaj yapmanızda yarar var. Bir diğer reçete de annelerden kalma. Ara sıra yatmadan ellerinize vazelin sürün, pamuklu eldiven giyin. Sabah ellerinizin yumuşaklığına şaşıracaksınız. Ellerinizi sertleşmiş deriden kurtarmak istiyorsanız, ponza taşını deneyebilirsiniz. Dikkat, ölü derilerden kurtarayım derken hırpalamayın. Bunlar sizi kesmiyorsa, ellere yönelik SPA, özel bakım hizmetleri sunan merkezlerden yardım alabilirsiniz.

Maske için en iyi zaman uykudan önce

Yüzünüze maske yapmayı denediniz mi hiç? Maskenin ardından sadece kendinizi daha iyi hissetmez, cildinizin nefes aldığını duyarsınız. Piyasada satılan çeşit çeşit maskeden size uygun fonksiyon, fiyat ve kokuda olanı mutlaka vardır.

Maskeyi mutlaka kullanma talimatına göre uygulayın. Ancak yüzünüzde yara, sivilce veya cilt sağlığıyla ilgili başka bir sorun varsa, önce bir cilt hastalıkları uzmanına danışın.

Maskeden önceki ilk adım temizlik. Maskeyi temiz, erkekseniz sakalsız cilde uygulayın. Olanağınız varsa buhar banyosu gözeneklerini açacaktır. Uzmanların önerisi, maske uygulamasını aceleye getirmemeniz. Unutmayın kendinizi şımartıyorsunuz! En iyi zamanlama uykudan önce... Ev nispeten izole bir ortam, yağmur, kar, rüzgar, güneş ışığı, egzoz gazından cildinizi koruyabilirsiniz. Maske uygulamanın başka incelikleri de var:

• Göz çevresine sürmeyin

• Kuruduktan sonra çekilerek soyulan maskelerdense saçlı, kıllı bölgelere değdirmeyin

• Yüzünüzde maske varken konuşmayın, gülmeyin, mimik yapmayın.

• Maskeyi ılık suyla yüzünüzden çıkarıp temizledikten sonra cildinizi nemlendirin.

Lazer Epilasyonun Teknolojik Gelişimi


Daphne Lazer epilasyon ve estetik merkezleri uzmanlarından Dr. Ayfer Şensoy ile günümüzde yaygın şekilde uygulanan lazer epilasyonun tıpta kullanımı ve teknolojik gelişimi ile ilgili söyleşi yaptık.Daphne Lazer epilasyon ve estetik merkezleri uzmanlarından Dr. Ayfer Şensoy ile günümüzde yaygın şekilde uygulanan lazer epilasyonun tıpta kullanımı ve teknolojik gelişimi ile ilgili söyleşi yaptık.

Hoşgeldiniz Dr. Ayfer hanım öncelikle tarihçeyle başlamak istiyorum.

Lazer cihazları ilk ne zaman ve nasıl kullanılmaya başladı ?
Öncelikle bu bilgilendirme fırsatını bize tanıdığınız için DAPHNE adına sizlere teşekkür ederim.
Dünyada ilk lazer 1964 yılında endüstri alanında geliştirildi.Takip eden yıllar içerisinde tek tek kısa atımlar yapabilen cihazlar geliştirildi ve lazer tıbbi kullanımda yerini almaya başladı.1980’ li yılların başlarından itibaren gelişim süreci hızlandı.1988 yılında Dye lazerle doğuştan bir damarsal hastalığın(Port wine stain) tedavisine FDA tarafından onay verildi.Bundan sonra gelişim dahada hızlandı ve kılcal damar tedavisi, leke, dövme çıkarma gibi alanlarda yaygın olarak kullanılmaya başlandı.

Bu alanlar dışında asıl olarak Epilasyon lazerleri nasıl oluşturuldu?
1994 yılında geliştirilen ilk IPL cihazı ile foto epilasyon olarak adlandırılan epilasyon türü başladı.Fakat bu ilk cihazların fazlaca yan etkileri gözlendi.Hemen arkasından ruby,diode,nd-yag ve alexandrite lazerler geliştirildi ve lazer epilasyon dönemi başladı.

Bu gelişmeler ile amaçlanan şey ne idi ?
Amaçlanan şey kılın yapısında bulunan melanin ismindeki boya maddesi tarfından lazer ışını’ nın emilmesi ve oluşan ısı enerjisinin kılı üreten kök hücrelerini tahrip etmesidir.Bu sebeple melanin tarafından en kolay emilen dalga boyu tercih edilmelidir.Bu sıralama en çok emilenden aza doğru ruby,alexandrite,diode,nd-yag şeklindedir.

Biz merkezlerimizde alexandrite lazer kullanmaktayız.Alexandrite lazer bu üstünlüğü sayesinde az enerji kullanılarak etkili tedavi sağlayabilmektedir.Bu lazer tipi başlangıçta short pulse iken cildi daha fazla korumak, koyu ciltlerde rahatlıkla uygulama yapabilmek, gerektiğinde güvenli şekilde yüksek dozlar uygulayabilmek amacıyla long pulsed teknoloji geliştirilmiştir.Son kuşak bu lazerler uygulamaları da daha ekonomik hale getirmiştir.
Kliniğimizde son kuşak long pulsed alexandrite laser ile lazer epilasyon yapılmaktadır.Çok kısa bir süre önce bu söylediklerimizi haklı çıkaracak bir gelişme yaşadık. Lazer Epilasyon cihazımız Amerikada 2005 yılının en iyi epilasyon cihazı seçildi.

4 Şubat 2008 Pazartesi

Lazer Epilasyon yaptırırken dikkatli olmalı

Cosmet Caddebostan Estetik Plastik Cerrahi & Güzellik Merkezi doktorlarından Dr. Müge Çerkeş'in lazer epilasyon hakkındaki tüm sorularınıza cevap olabilecek yazısını mutlaka okuyun.Lazer Epilasyon yaptırırken dikkatli olmalı!Lazer epilasyon uygulamalarında temel prensip: Cilt rengi, kılın rengi, kalınlığı ve yoğunluğuna dikkat edilerek dokuya hasar vermeden kıl köküne maksimum tahribatı yapacak enerji değerleri ile çalışmaktır. Bu değer olması gerekenden düşük tutulur ise kıl kökü yeteri kadar etkilenmeyecek ve tedavi süresi uzayacak, kesin ve kalıcı epilasyon sağlanamayacaktır. Tam tersine bu değer olması gerekenden daha yüksek uygulanırsa ciltte yanık ve lekelenmeler oluşacaktır.
Buna bağlı olarak uygulama esnasında cilt rengi ve kılın özellikleri dikkate alınmalı hastaya uygulanacak en efektif dozlar mutlaka uzman hekim tarafından ayarlanmalıdır.
Esmerler lazer epilasyon yaptırırken dikkatli olmalı…
Lazer epilasyon uygulamalarında beyaz tenliler esmerlere göre daha şanslı… Lazer ışını, cildimiz gibi yarı geçirgen dokular içinden hiçbir tepkime yaratmadan geçmektedir. Ancak kıl köküne rengini veren melanin ile karşılaştığında ısı enerjisine dönüşerek kıl kökü çekirdeğini tahrip etmektedir. Beyaz tenlilerde süreç bu şekilde gelişmektedir.
Ancak esmerlerde ciltteki melanin maddesi beyaz tenlilere göre daha fazla olduğundan ışın, henüz kıl köküne ulaşmadan ısı enerjisine dönüşmekte ve dokuya da hasar vermektedir. Bu nedenle eski jenerasyon cihazlarla esmer tenli kişilere epilasyon uygulaması yapılamaz. Ancak yeni geliştirilen üçüncü jenerasyon diod lazerler (LighthSheer)de cihaz üzerinde bir bilgisayar sistemi bulunmakta kişinin cilt ve tüy özelliklerine göre ışının
1. jul cinsinden enerji değeri
2. milisaniye cinsinden cilde gönderilme süresi
dokuya zarar vermeden kıl kökünü tahrip edebilecek dozlarda kişiye ve bölgeye özel olarak ayarlanabilmektedir. Bu sayede zenciler üzerinde dahi epilasyon işlemi güvenle uygulanabilmektedir.
Doğru enerji değerleri ile çalışıldığında lazer en güvenli, kalıcı etkili ve kesin sonuç veren epilasyon yöntemidir. LightSheer’ın FDA tarafından “lazer epilasyonda en güvenli, en etkili ve yan etkisi en az olan epilasyon yöntemidir” şeklinde FDA onayı ve raporu olan tek lazer epilasyon cihazıdır. İşlem, kesinlikle uzman hekim kontrolünde yapılmalı; uygulama öncesinde özellikle esmer tenli kişilerde mutlaka test atışı yapılarak cildin birkaç saat sonra vereceği reaksiyon gözlenmelidir. Çok esmerlerde tercihen 2 gün sonrası beklenerek uygulama yapılmalıdır.

FDA KALİTE BELGELİ KALICI EPİLASYON
LIGHTSHEER DIODE LAZER
Vücutta istenmeyen tüylerin lazer epilasyon yöntemi ile ortadan kaldırılması dünyada yaklaşık 20 yıllık bir geçmişe sahiptir. Bu kısa süre içinde lazer teknolojisinde büyük gelişmeler olmuş, daha etkin, kalıcı, güvenli komplikasyonsuz sonuçlar sağlayan cihazlar üretilmiştir.
Kliniğinizde kullanılmakta olan FDA kalite belgeli LightSheer, diode lazer jenerasyonunun en son modeli olup konu ile ilgili geliştirilmiş en son teknolojiye sahiptir.
Lazer ışını nedir; ciltte nasıl bir etki yaratır?
Vücutta istenmeyen kılların epilasyon yöntemi ile ortadan kaldırılması dünyada yaklaşık 20 yıllık bir geçmişe sahip. Bayanların yanı sıra erkeklerin de ilgi gösterdiği yöntem, Avrupa ve Amerika’da milyonlarca kişide başarı ile uygulanmaktadır. Lazer teknolojisi gün geçtikçe büyük gelişmeler göstermekte; LightSheer diode lazer gibi yeni jenerasyon cihazlarla daha etkili, güvenli ve kalıcı sonuçlar sağlanmakta, uygulama sırasında duyulan rahatsızlıklar en aza indirgenmektedir.
“Light Amlification by Stimulated Emmition of Radiation” kısaca lazer ışını, bildiğimiz ışıktan farklı olarak ışığın tek dalga boyunda düz bir demet halinde yayılmasıdır. Lazer ışını doku üzerine düştüğünde dokunun özelliklerine bağlı olarak üç farklı olay gerçekleşmektedir.
1. Yansıma: Yansıyan ışık çarptığı yere enerji bırakmaz.
2. Geçirgenlik: Işık, dokudan geçtiğinden dokuya enerji bırakmaz.
3. Absorbsiyon: Absorbe olan ışık tüm enerjisini çarptığı yere bırakarak ısınmaya neden olur.
İnsan cildi gibi yarı geçirgen dokularda her üç olay birden değişik kombinasyonlar içerisinde görülür.
Lazer ışınının epilasyon etkisi nasıl oluşur?
İstenmeyen tüylerin lazer ile yok edilmesi yönteminde temel prensip, kıl ve kıl kökünde bulunan kılın rengini veren melanin pigmenti ile ışığın etkileşimidir. Melanin üzerine düşen ışığı absorbe eder. Absorbe olan ışık, ısı enerjisine dönüşerek kılı tahrip eder.
Kalıcı epilasyon yöntemi için lazer ışınının cildin derinliklerine nüfuz ederek kıl köküne hasar vermesi gerekir. Kök bölgesi, vücudun çeşitli yerlerinde değişmekle birlikte yaklaşık yüzeyin 2-5 mm altındadır.
Lazer ile epilasyonda seçici fototermoliz denen yöntem kullanılarak melanin taşıyan kılı yok etmeye yetecek, ancak çevredeki dokuya zarar vermeyecek ölçüde lazer ışını gönderilmektedir. Bu nedenle güvenli ve etkili bir epilasyon için, cilt rengi; kıl rengi, kalınlığı ve yoğunluğu dikkate alınarak cilde gönderilecek enerji değerini ve gönderilme süresini belirlemek büyük önem taşır. Bu nedenle LightSheer gibi bu alanda geliştirilen yeni cihazlarda bilgisayar sistemi bulunmakta kişinin cilt ve kıl özelliklerine göre uzman doktorlar tarafından özel ayarlamalar yapılmaktadır.

Lazer epilasyonda ten rengi önemli midir?

Lazer epilasyon yöntemi genelde açık tenli ve koyu renk tüylü kişilerde etkinliği daha yüksek olan bir yöntemdir. LightSheer diod lazer gibi yeni jenerasyon lazer cihazlarında kişiye özel ayarlar yapabilme imkanı vardır. LightSheer ile koyu ve yanık tenlilerde hatta zencilerde bile güven ve başarı ile uygulanmaktadır. Bu konuda FDA tarafından 6 yıl önce onaylanan en gelişmiş cihaz LightSheer diode lazerdir.

Neden birden fazla seans gerekmektedir?

Vücut kılları anajen, katajen ve telojen olarak adlandırılan üç gelişim evresinde bulunur. Her kıl bu evrelerden birbirinden bağımsız farklı zamanlarda geçmektedir. Lazer epilasyon sadece anajen (aktif) dönemdeki kılları etkiler. Bu nedenle tek seansta uygulanan bölgedeki tüm kılları yok etmek mümkün olmamaktadır. Tedavi süreci için (1-1,5 yıla yayılmış olarak) vücut bölgelerinde ortalama 4-5 seans; yüzde 6-7 seans diyebiliriz.

Seanslar ne kadar sürer?

Lazer epilasyon yönteminde çok kısa sürelerde, büyük alanlarda çalışma yapılabilir. Her seans uygulama yapılacak bölgenin genişliğine göre farklı sürede tamamlanır. Örneğin, komple bacaklar, sırt gibi büyük alanlar ortalama 2-2,5 saat, koltuk altı, bikini bölgesi, yüz gibi daha küçük bölgeler 10-15 dakika, bıyık, çene gibi küçük bölgeler 2-3 dakika gibi sürelerde taranmaktadır.

Seans aralıkları nasıl olmalıdır?

Seans sıklığı yüz bölgesinde 1,5-2 ay, vücut bölgelerinde 2-2,5 ay’dır. Tedavi ilerledikçe seans aralıkları uzamaktadır. Örneğin üçüncü seanstan sonraki uygulamalara ortalama 4-5 ay sonra gereksinim duyulmaktadır. Uygulamadan sonra, sonraki seansa kadar tüyler çıkmayacağından aralarda tüylere herhangi bir müdahale gerekmemektedir.

Lazer epilasyon ağrılı bir yöntem midir?

LightSheer diod lazer gibi yeni jenerasyon lazer cihazlarında aktif soğutuculu ucu sayesinde uygulama sırasındaki acı ve rahatsızlığı minimuma indirgenmiştir. Işın verildiğinde bazı hastalar, hafif bir batma ya da yanma hissi duyduklarını söylerler. Lokal anesteziye ihtiyaç yoktur.

Lazer epilasyonun yan etkisi var mıdır?

İşlem, hastanın cilt ve kıl tipine uygun enerji değerleri ile yapıldığında lazer epilasyonun hiçbir yan etkisi yoktur. Uygulama sonrasında kısa süreli olarak, hafif bir kızarıklık ve yanma görülebilir ki bu da tedaviden sonraki 2-3 saat içinde geçmektedir. Çok hassas ciltlerde kızarıklıklar 2-3 gün devam edebilir.

Lazer epilasyonu kimler uygular?

Lazer epilasyon uygulamasının güvenli ve etkin bir şekilde yapılması için kişinin kıl ve cilt tipine göre değişen değerlerle yapılması büyük önem taşımaktadır. Cilde gönderilecek lazer ışınının dokuya zarar vermeden kıl kökünde maksimum tahribatı yapması gerekmektedir. Buna göre ışının jul cinsinden enerji değerleri ve gönderilme süresi kişinin cilt rengi, kıl rengi, kalınlığı ve yoğunluğuna göre farklılık göstermektedir. Bu nedenle lazer uygulamaları uzman hekimler tarafından yapılmalıdır.

Lightsheer diod lazerin diğer lazer cihazlarına göre farkları nelerdir?

• LightSheer, FDA onaylı üçüncü jenerasyon bir diod lazer olup, lazer teknolojisinde günümüzde ulaşılmış en son noktadır.
• LightSheer epilasyon amaçlı diğer lazerlerin bir çoğuna kıyasla daha uzun dalga boyuna sahip olduğundan, ışığı daha derine ulaşabilmekte böylece dokuya hasar vermek yerine kıl kökünü tahrip ederek kalıcı sonuçlar vermektedir.
• Epilasyon işlemi cihazın bilgisayar sistemi rehberliğinde yapılmakta, hastanın cilt ve kıl tipine göre ışığın enerjisi ve gönderilme süresi arasındaki ilişki otomatik ayarlanmaktadır.
• LightSheer, bir saniyeden kısa bir sürede yüzlerce kıl folikülünü yok edebilecek teknik kapasiteye sahip bir cihaz olduğundan epilasyon işlemi daha kısa sürede tamamlanabilmektedir.
• LightSheer, vücudun tüm bölgelerindeki kıllar üzerinde etkilidir.
• Cihazın ucundaki aktif soğutucu sayesinde işlem öncesi, sırası ve sonrasındaki rahatsızlıklar en aza indirilmekte ve dokuya zarar verilmesi engellenmektedir.
• LightSheer özgün tasarımı sayesinde diğer lazerlerden farklı olarak zenciler dahil bronz tenliler ve esmer tenlilerde güvenle kullanılabilir.

Yaz aylarında / solaryum sonrası lazer epilasyon uygulaması yapılabilir mi?

Lazer epilasyon açık tenli kişilerde daha kısa sürede tamamlanan bir yöntemdir. Cilt renginin açık olması yüksek enerji değerleriyle çalışılmasına olanak sağlayacağından epilasyon işlemi daha kısa sürede tamamlanacaktır. Diğer yandan LightSheer’deki bilgisayar sistemi sayesinde kişinin cilt rengine göre özel ayarlamalar yapılabileceği için bronz tenliler üzerinde uygulama yapılmasında hiçbir sakınca yoktur. Yalnızca seans sonrasındaki birkaç gün solaryum veya bronzlaşmak amacıyla güneşe çıkılmaması ve yüksek koruma faktörlü uygun güneş koruyucular kullanılması önerilmektedir.

Erkeklerde lazer epilasyon uygulamaları

Son yıllarda ortaya çıkan "metroseksüel erkek" kavramıyla birlikte yüzündeki kırışık, açık gözenek ve aknelerden şikayetçi olan; saç dökülmesi ve fazla kilolar gibi problemlerin çözümü için estetik ve güzellik merkezlerine başvuran erkeklerin sayısında büyük artış var. Erkek estetiğinde en fazla ilgi gören konuların başında ise istenmeyen tüylerden kurtulma yöntemleri geliyor. Özellikle elmacık kemiği, kaş arası, ense, boyun, ellerdeki tüyler ve batıklar, omuz, sırt ve göğüs bölgelerindeki kıllardan şikayetçi olan erkekler, lazer epilasyon yöntemiyle istenmeyen tüyler ve batıklardan kalıcı olarak kurtuluyor.
Lazer epilasyon yöntemi ile ortalama 4-5 seans gibi bir süreçte kıl kökleri tamamıyla tahrip edilerek tamamen tüysüz bir görünüm elde edilebileceği gibi, uygulama 2-3 seans yapıldıktan sonra bırakılarak kılların seyreltilmesi ve daha zayıf hale getirilerek bırakılması mümkün.
Lazer epilasyon uygulaması yönünden bakıldığında erkek ve bayan hastalar arasında hiçbir farklılık yoktur. Hatta genellikle erkek hastaların, kıl köklerinin kalın olması nedeniyle lazer epilasyon konusunda daha avantajlı olduğu söylenebilir. Kalın kıl kökleri, lazer ışınının enerjisinden daha fazla etkilendiğinden, işlem kıl köküne daha fazla tahribat yapmaktadır. Buna bağlı olarak erkek hastalar tedaviye daha hızlı cevap verdiği söylenebilir.

Lazerli Sellülit Tedavisi


Tüm dünyada yeni bir yöntem olan lazerli sellülit tedavisi ANTİAGİNG (TRİ ACTİVE) hakkında soru ve cevaplar..
Lazerli Sellülit TedavisiTÜM DÜNYADA YENİ BİR YÖNTEM LAZERLİ SELLÜLİT TEDAVİSİ!
ANTİAGİNG
(TRİ ACTİVE)

Sellülit (Hidrolipodistrofi) nedir nasıl oluşur?
Sellülit genetik, hormonal sebeplerle deri ve deri altı dokusundaki dolaşım bozukluğu sonucu bu dokularda ödem,elastik liflerin elastikiyet ve sıklığında bozulma sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.Başlangıçta fark edilebilen ilk bozukluk damar geçirgenliğindeki değişimdir. Dokular arasına sıvı sızması ödem olarak bilinen durumu oluşturur. Bu durum tedavi edilmezse deri sıkışarak gerginleşir esnekliğini yitirir.Bu durum deri altındaki yağ hücrelerinin ve liflerin gelişigüzel dizilimine şişlik ve yumrular oluşumuna sebep olur.Cildin portakal kabuğu tabiri kullanılan görünümü oluşur.

Sellülit hangi bölgeleri en çok etkiler?
Kalça,bacaklar,büklüm yerleri,omuz ve kollar sıklıkla gözlenen bölgelerdir.Karın ve göğüslerde daha seyrek olarak rastlanmakadır.

Tedavide ne yapılmaktadır?
Tedavide başarıyı artırabilmek için birçok yöntem denenmiştir.Kremler,losyonlar,ultrason tedavisi ,elektro-lipoliz,ozon tedavisi,mesoterapi,pressoterapi,liposuction,manuel masaj bu yöntemlerdendir. Daha başarılı ve az yan etkili yöntem arayışı lazerli sellülit tedavisini ortaya çıkarmıştır. Lazerli sellülit tedavisi bu alanda yeni bir buluş ve devrim niteliği taşımaktadır.kısa sürede ciddi pozitif sonuçlar alınmaktadır.

Lazerli sellülit tedavisi nasıl olmaktadır?
Yaklaşık 3 yıl önce bulunmuş ve FDA onayı almış olan bu cihaz üç etkin mekanizma ile sellülit tedavisi yapmaktadır.(TRI ACTİVE)
1-lazer enerjisi kan dolaşımını düzenler ,elastik liflerin elastikiyetini artırır
2- masaj yoluyla derin dokularda dolaşım kolaylaşır,ritmik masaj sayesinde kollojeni aktifler,lenf drenajı yapar
3-soğutucu etki yağ dokusunun hacmini azaltarak ve ödemi çözücü etkiye katkıda bulunarak bu etkileri kuvvetlendirir

Bu etkiler dokudaki biyolojik atıkların atılmasını ve dokunun oksijenlenmesini,bağ dokunun yeniden organizasyonunu sağlar. Bu sayede dokunun gerginliği ve elastikiyeti tekrar düzenlenir.Tüm vucudun forma girmesine yardımcı olur. Toplam olarak bakıldığında bu tedavi ANTİAGİNG etkisi yaratmaktadır.

Cilt tonusu artmakta cilt sıkılaşmakta, pürüzler giderilmekte,cildin kanlanması artmaktadır.uygulama yapılan bölgelerde ve vucudun genelinde bir zayıflama ve toparlanma oluşmaktadır.

BU NEDENLERLE BU TEDAVİYİ CİLDİNİ GENÇLEŞTİRMEK İSTEYEN HERKESE ÖNERMEKTEYİZ.
İşlem ağrısızdır.Vucudun her tarafına uygulanabilmektedir.Masaj yaptığı için seans sonrası rahatlamış ve kendinizi oldukça iyi hissedeceksiniz. Haftada 2-3 seans 1-1,5 AY süren bir tedavi ile oldukça başarılı sonuçlar edilmektedir. Bu tedaviden sonra ayda 1 seans idame(devam tedavisi) tedaviyi bir yıl boyunca önermekteyiz.